Negatif Kişilik Özellikleri Nelerdir? Aynaya Bakınca Gördüğümüz Küçük Canavarlar
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak hayatımın ilginç bir özelliği var: Arkadaş ortamında herkesin moralini yükselten, en saçma olaylardan bile espri çıkarabilen kişi genellikle benim. Bir arkadaşım telefonunu kaybetse “Telefon seni terk etmiş olabilir, biraz özgür kalmak istemiştir” diye dalga geçerim. Ama aynı akşam eve gidince kendi kendime şunu düşünürüm:
“Acaba o espri fazla mı kaçtı? Arkadaşım gerçekten güldü mü, yoksa nezaketen mi güldü?”
İşte insan zihni böyle garip bir yer. Dışarıdan kahkahalar atan biri gibi görünürken içeride küçük bir toplantı odası kurulmuş olabilir. Başkan endişe, sekreter kuruntu, danışman ise “Acaba yanlış mı yaptık?” diyen iç sestir.
Hepimizin bazı güçlü yönleri olduğu gibi bazı zorlayıcı tarafları da vardır. Bu noktada “Negatif kişilik özellikleri nelerdir?” sorusu aslında sadece başkalarını analiz etmek için değil, kendimize biraz dürüstçe bakmak için de önemlidir. Çünkü bazen en büyük kusurlarımızı başkalarında çok kolay fark eder, kendi davranışlarımızı ise “Benim karakterim böyle” diyerek kapatırız.
Oysa karakter dediğimiz şey sabit bir kaya parçası değildir. Bazen biraz törpülemek gerekir. Hem de bunu yaparken kendimize kızmak yerine biraz gülmeyi öğrenebiliriz.
Negatif Kişilik Özellikleri Nelerdir? Günlük Hayatta Karşımıza Çıkan Davranışlar
Negatif kişilik özellikleri, kişinin hem kendisiyle hem de çevresiyle ilişkisini zorlaştırabilen düşünce ve davranış biçimleridir. Bu özelliklere sahip olmak, bir insanın tamamen kötü olduğu anlamına gelmez. Hepimizin içinde zaman zaman ortaya çıkan küçük “huysuz karakterler” vardır.
Benim içimde mesela bazen “mükemmeliyetçi müdür” ortaya çıkar. Bir mesaj yazarken üç kere silip tekrar yazarım.
Arkadaşım:
“Bana sadece ‘tamam’ yazacaksın, neden 15 dakika oldu?”
Ben:
“Cümlenin enerjisini doğru vermeye çalışıyorum.”
Gerçek:
“Tamam mı yazsam, tamamdır mı yazsam, nokta koysam soğuk mu görünürüm?”
Bazen insan kendi zihninde gereğinden fazla toplantı yapıyor.
1. Sürekli Eleştirme Alışkanlığı
Eleştirmek aslında kötü bir şey değildir. Doğru kullanıldığında gelişmemizi sağlar. Ancak bazı insanlar çevresindeki her şeyi kusur bulma yarışına dönüştürebilir.
Kahve gelir:
“Bu kahve biraz acı olmuş.”
Hava güzel olur:
“Bugün de çok sıcak.”
Birisi başarılı olur:
“Onun şansı yaver gitti.”
Bir süre sonra böyle kişilerle vakit geçirmek, sürekli düşük pil uyarısı veren telefon kullanmak gibi hissettirebilir.
Buradaki sorun sadece başkalarını eleştirmek değildir. Sürekli eleştiren insanlar çoğu zaman kendilerine karşı da acımasızdır. Kendi hatalarını büyütür, başarılarını küçültürler.
Ben de bazen bunu yapıyorum. Bir yazıyı bitiririm, herkes güzel der ama benim beynim hemen gelir:
“Güzel ama ikinci paragraftaki virgül biraz fazla havalı davranmış olabilir.”
Beyin gerçekten bazen küçük ayrıntıları olimpiyat sporcusu gibi takip ediyor.
2. Kıskançlık: İçimizdeki Sessiz Karşılaştırma Uzmanı
Kıskançlık, insanın en doğal duygularından biridir. Ancak kontrol edilmediğinde kişinin huzurunu bozabilir.
Arkadaşınız yeni araba alır.
İlk tepki:
“Harika olmuş, güle güle kullan.”
İç ses:
“Benim arabam neden hâlâ eski? Acaba hayatı yanlış mı yaşıyorum?”
İnsan bazen başkasının güzel haberini kendi eksikliklerinin listesine dönüştürebiliyor.
Oysa herkesin hayatının farklı bir zamanı vardır. Birinin bugün kazandığı başarı, sizin başarısız olduğunuz anlamına gelmez.
İzmir’de sahilde yürürken bunu daha çok fark ediyorum. Kimi insan denize karşı kahvesini içiyor, kimi koşuyor, kimi arkadaşlarıyla gülüyor. Herkesin kendi hikâyesi var. Sürekli başkasının sayfasına bakarsak kendi kitabımızı okumayı unutuyoruz.
3. Aşırı Alınganlık
Bazı insanlar söylenen her şeyi kişisel algılayabilir. Arkadaşınız:
“Bugün biraz sessizsin.”
der.
Normal insan:
“Evet biraz yoruldum.”
Aşırı alıngan insanın zihni:
“Demek sıkıcı biri olduğumu düşünüyor. Kesin artık beni çağırmayacak. Belki de geçen ay anlattığım espriye de gülmedi.”
Ve üç dakika içinde küçük bir cümleden uzun metrajlı dram filmi çıkar.
Bunu yaşayan biri olarak söylüyorum; bazen beynimiz yönetmen koltuğuna fazla erken oturuyor.
Kendimizi Kandırdığımız Negatif Özellikler
Bazı negatif kişilik özellikleri açıkça görülür. Ancak bazıları daha gizlidir. İnsan kendisini haklı çıkarmak için davranışlarına farklı isimler verebilir.
“Ben Dürüstüm” Diyerek Kırıcı Olmak
Dürüstlük değerlidir. Ancak dürüstlük ile kabalık arasında ince bir çizgi vardır.
“Ben açık sözlüyüm.”
cümlesi bazen insanların söylediklerinin sorumluluğundan kaçmak için kullandığı bir kalkan olabilir.
Bir arkadaşınıza:
“Bu kıyafet sana yakışmamış.”
demek yerine:
“Bence başka bir tarz seni daha çok yansıtır.”
demek arasında büyük fark vardır.
Aynı düşünceyi farklı şekilde ifade etmek, karakter olgunluğunun göstergesidir.
“Ben Böyleyim” Bahaneleri
Bu cümle hayatımızdaki en güçlü kilitlerden biridir:
“Ben böyleyim.”
Bazen bu cümle kendimizi tanımamızı sağlar. Ancak bazen değişmemek için kullandığımız rahat bir koltuk olur.
Çabuk sinirlenen biri:
“Benim huyum böyle.”
Sürekli geç kalan biri:
“Ben zaman kavramını farklı yaşıyorum.”
Her şeyi erteleyen biri:
“Ben baskı altında daha iyi çalışıyorum.”
Beynimiz gerçekten yaratıcıdır. Kendi hatalarımız için bile pazarlama kampanyası hazırlayabiliriz.
Gündelik Hayatta Negatif Özelliklerle Mücadele Etmek
Kötü özellikleri tamamen yok etmek mümkün olmayabilir. Sonuçta hepimiz insanız. Bazen sabırsızlanacağız, bazen gereğinden fazla düşüneceğiz, bazen yanlış tepki vereceğiz.
Önemli olan bunları fark edebilmek.
Kendine Dışarıdan Bakmayı Öğrenmek
Bir arkadaşımız aynı davranışı yapsa ona ne söylerdik?
Bu soru çok işe yarar.
Mesela arkadaşınız sürekli kendini eleştiriyor olsa:
“Sen hiçbir şeyi doğru yapamıyorsun.”
dese ona hemen destek olmaya çalışırız.
Ama aynı cümleyi kendimize kurarken çok rahat olabiliriz.
İnsan kendi hayatının içinde bazen objektifliğini kaybediyor.
Espriyle Yaklaşmak Ama Sorunları Hafife Almamak
Mizah hayatı kolaylaştırır. Benim için de en büyük kurtarıcılardan biridir. Bir hata yaptığımda kendimle dalga geçebilmek rahatlatıcıdır.
Geçenlerde anahtarımı evde unutup kapının önünde kaldım.
Arkadaşım:
“Yine mi?”
Ben:
“Evet, evimle aramızda güven problemi var galiba.”
Gülmek güzeldir. Ancak mizah, sorunlardan kaçmak için değil, onlarla daha sağlıklı baş etmek için kullanılmalıdır.
Negatif Kişilik Özellikleri Nelerdir? Kendimizde Fark Edebileceğimiz İşaretler
Bazen çevremizdeki insanların tepkileri bize önemli ipuçları verir.
Eğer insanlar sürekli:
“Bunu biraz daha farklı söyleyebilirdin.”
“Her şeyi fazla büyütüyorsun.”
“Biraz rahatla.”
diyorsa, belki de davranışlarımızı gözden geçirmek gerekir.
Tabii herkesin söylediğini de doğru kabul etmek zorunda değiliz. Burada önemli olan dengedir.
Kendimizi sürekli suçlamak da başka bir negatif özelliktir.
Bazı insanlar başkalarını kırmamak için kendi ihtiyaçlarını tamamen yok sayar. Bu da sağlıklı değildir.
Olgunluk, hem kendimizi hem çevremizi anlayabilmektir.
Herkesin İçinde Küçük Bir Huysuz Karakter Var
İnsan dediğimiz varlık biraz komik bir karışımdır. İçimizde aynı anda hem iyimser hem karamsar taraf bulunabilir.
Sabah alarm çalar.
İç ses:
“Bugün harika bir gün olacak.”
Beş dakika sonra:
“Yatakla aramızdaki bağ çok güçlü, belki bugün ayrılmayalım.”
Bu çelişkiler bizi insan yapan şeylerdir.
Negatif kişilik özellikleri nelerdir sorusunun cevabı sadece öfkeli olmak, kıskanç olmak ya da eleştirmek değildir. Bazen fazla düşünmek, değişime direnmek, hataları kabul etmemek veya kendimize gereğinden fazla yüklenmek de hayatımızı zorlaştırabilir.
Önemli olan kusursuz biri olmaya çalışmak değil, kendimizi daha iyi tanımaktır.
“Negatif kişilik özellikleri nelerdir” konusunu beğendiyseniz Eradoor sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.
Sonuç: Kendimizle Barışırken Daha İyi Bir İnsan Olmak
Hayatta herkesin biraz sabırsız tarafı, biraz inatçı tarafı, biraz da gereksiz endişeli tarafı vardır.
Benim içimde hâlâ olayları fazla analiz eden, bazen küçük şeyleri büyüten biri var. Ama artık onunla kavga etmek yerine onunla anlaşmaya çalışıyorum.
Çünkü insan kendisini değiştirmek için önce kendisini kabul etmeli.
Bazen fazla düşünürüz, bazen yanlış konuşuruz, bazen gereksiz tepki veririz. Bunların farkına vardığımız anda gelişim başlar.
Belki de en güzel özelliklerden biri şudur: Kendi eksiklerimize bakıp yine de kendimize gülümseyebilmek.
Sonuçta hayat ciddi bir konu olabilir ama kendimizi sürekli ciddi bir proje gibi görmek zorunda değiliz. Bazen biraz hata yapıp, biraz öğrenip, biraz da kahkaha atarak ilerlemek en sağlıklısıdır.